Acz ve fakrın makbul bir şefaatçi olması neden önemlidir?

Acz ve fakr, kişiyi Allah’ın rahmetine ve kudretine bağlar. Aczin ve fakrın en makbul bir şefaatçi olması ise kişinin arzusuna ulaşmasının en kısa yolunudur. Kim arzusuna çabuk ulaşmak isterse, bu hakikati iyi anlamalı ve hayatına geçirme hususunda gayret göstermelidir.

Şefaat nedir? Şefaat, bir kimsenin suçunu affettirmek,ondan cezayı kaldırmak ya da o kişinin arzusuna kavuşması için, o kişi hakkında yapılan bir istek ve bir ricadır. Şefaatin bu manasıyla, Kur’an bir şefaatçidir, Peygamber Efendimiz(ASV) bir şefaatçidir.

Bu şefaatçiler gibi âcizlik ve fakirlik de birer şefaatçidir. Acizlik ve fakirlikten maksat, kişinin aczini ve fakrını Allah’a karşı ilan etmesi ve O’nun rahmet, kudret dergâhında boyun bükmesidir. Kulun acizliğini ve fakirliğini Rabbine karşı ilanı, onun bir dilekçesidir. O dilekçe ile ihtiyacının karşılanmasını ve düşmanlarından emin olmayı Rabbinden niyaz eder ve o dilekçe ile manen şöyle der:

“Ey Rabbim! İhtiyaçlarım çok, ama fakirim; düşmanlarım çok, ama acizim. Bu acz ve fakr ile ne hacatımı temin edebilir ve ne de düşmanlarıma mukabele edebilirim. Sen ise rahmeti ve kudreti sonsuz olansın. Ben acz tokmağım ile kudret kapını, fakr tokmağım ile de rahmet kapını çalıyor ve bu iki kapının önünde ihsanının hediyelerini bekliyorum.”

Ya Rab! Kudretinin ve rahmetinin dergâhında aczimizi ve fakrımızı birer şefaatçi yapıyor ve senden bu kapılarını aczimizin ve fakrımızın hürmetine açmanı diliyoruz. Âmin!

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.