Ahmet Aytimur Ağabey 1924 yılında Elazığ’ın Hacı Mustafa Köy’ünde dünyaya gelmiş. Ahmet Ağabey 1948 yılında çalışmak için İstanbul’a geldiğini ve bir sene sonra Kur’an öğrenmeye başladığını,daha evvel Kur’an okumayı bilmediğini anlatırdı. Daha sonra ise İstanbul’da Kur’an-ı Kerim tab ettirmeye başlar.Hattat Hasan Rıza’nın yazdığı Kur’an tab işine uzun yıllar devam etmiştir. Matbaa işine nasıl başladığını ise Ahmet Ağabey şöyle anlatmakta:
”O sıralarda Kur’anı Kerimin tab işi masonların, Ermenilerin elindeydi. Onların inhisarı altındaydı. Üçüncü hamur kağıda Kur’an bastırıyorlardı. Bu sebeple ben de bastırayım dedim. Ama param da yok,bana çok çektirdiler, çok mani olmak istediler, çok da zarar ettim. Ama bu matbaa işini öğrendik.”

İstanbul’da Risale-i Nur ile tanışınca gönlüne Üstadı bulmak iştiyakı düştü ve kendisini Emirdağ’da ziyaret etti. O andan itibaren de çoluk çocuk sahibi olmak, mal mülk edinme gibi bütün dünya emellerini bir tarafa iterek hayatını bütünüyle Risale-i Nur’a vakfetti.

GENÇLİK REHBERİ BASIMI

Ahmet Ağabey, 1950 yılında Üstad Hazretlerinin ”Gençlik Rehberini yeni harflerle tab edin” emri ile, Gençlik Rehberi’ni Ramazan Tuncay, Hafız Emin, Muhsin Alev ve Ziya Arun ile birlikte tab ettiler. Daha sonra 1952 yılında Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri,bu baskı için İstanbul’da mahkemeye çıkar. İstanbul’da mahkemesi edilen kitap Gençlik Rehberidir.
1956-57’de Risale-i Nur’un büyük kitabları Ankara’da yeni yazı ile basılmaya başlar. Bir kaç ay sonra ise İstanbul’da da baskı yapılır.

1956’dan itibaren İstanbul’da matbaalarda devam eden neşriyat hizmetlerinde, Risale-i Nur’un bir nâşiri olarak vazife alan Ahmet Ağabey, Envar Neşriyat ile bu hizmetine ömrünün son anına kadar devam etti. Üstad Hazretlerinin varisleri arasında yer alan,Ahmet Aytimur Ağabey, bu vasiyetin verdiği mesuliyet ve ağırlığını daima yanındakilere hissettirerek yaşadı.

“Aziz, sıddık kardeşlerim ve vârislerim!

“Ecel gizli olmasından, vasiyetname yazmak sünnettir. Benim metrukâtım ve Risale-i Nur’dan olan benim hususî kitablarım ve güzel cildlenmiş mecmualarım vesair şeylerimin bütününü, Gül ve Nur fabrikalarının heyetine, başta Hüsrev ve Tahirî olarak o heyetten oniki (*) kahraman kardeşlerime vasiyet ediyorum. Onlara bırakıyorum ki; emr-i hak olan ecelim geldiği zaman, benim arkamda o metrukâtım, benim bedelime o sadık ve mübarek ellerde hizmet-i Nuriye ve imaniyede çalışsın ve istimal edilsin.

(*) “Kardeşim Abdülmecid, Zübeyr, Mustafa Sungur, Ceylan, Mehmed Kaya, Hüsnü, Bayram, Rüşdü, Abdullah, Ahmed Aytimur, Âtıf, Tillo’lu Said, Mustafa, Mustafa, Seyyid Sâlih. “[1] (Em. Lâhikası 136)

31 Ocak 2016 da vefat eden ve Risale-i Nur’un neşir,tashihat ve orijinalliğinin muhafazası hususlarında fevkalade hassasiyet gösteren Ahmet Aytimur Ağabey’e, Nurkoy olarak Allah’tan rahmet dileriz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.