Hz. Ebu Bekir es Sıddîk (RA), 571 ve 634 yılları arasında yaşamış, Peygamber Efendimiz (SAV)’in İslâm’ı tebliğe başlamasından sonra ilk iman eden hür erkeklerin ilkidir. Azaptan azad edilmiş mânâsına “atik”, dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı da “sıddik” lâkabıyla anılmıştır. “Deve yavrusunun babası” manasına gelen Ebû Bekir adıyla meşhur olmuştur.

Hz. Hatice (RA)’den sonra Rasûlullah (SAV)’a ilk iman eden odur. Hz. Peygamber (SAV) İslâm’ı tebliğinin ilk zamanlarında kiminle konuştuysa en azından bir tereddüt görmüş, ancak Ebû Bekir (RA) şeksiz ve tereddütsüz bir şekilde kabul etmiştir. Hz. Peygamber Efendimiz(SAV), “Bütün insanların imanı bir kefeye, Ebû Bekir (RA)’in ki bir kefeye konsa, onun imanı ağır basardı.” diye lâtif bir benzetme de yapmıştır. Mü’min Ebû Bekir (RA), hayatının sonuna kadar tüm varlığını İslâm’a adamış, bütün hayırlı işlerde en başta gelmiştir.

Osman Bin Affân, Zübeyr Bin Avvâm, Abdurrahman Bin Avf, Sa’d Bin Ebî Vakkas ve Talha Bin Ubeydullah, Hz. Ebubir (RA) vasıtasıyla İslam dini ile şereflenmişlerdir. Araplar arasında “Peygamber’in veziri” diye de anılmıştır.

Hz. Ebû Bekir (RA) müşriklerin işkencelerine maruz kalan güçsüzleri, köleleri korumuş,eziyet edilen köleleri satın alıp azad etmiştir. Hz. Bilâl, Hz. Habbab,Hz. Lübeyne, Hz. Ebû Fukayhe, Hz. Amir,Hz. Zinnire,Hz. Nahdiye,Hz. Ümmü Ubeys azad edilenlerdendir.

Hz. Peygamber Efendimiz (SAV)’in bir gecede Mekke’den Kudüs’e oradan Sidretü’l Münteha’ya gittiği İsra ve Mirâc hâdisesini duyan müşrikler bunu Hz. Ebû Bekir (RA)’e yetiştirdikleri zaman; “O dediyse doğrudur.” demiştir. Bu sözünden sonra Ebu Bekir (RA)a, ihlâslı, asla yalan söylemeyen, özü doğru, itikadında şüphe olmayan anlamında, “Sıddık” lâkabı verildi.

Kur’ân-ı Kerim’de hicret sırasında Rasûlullah (SAV) ile beraber olmasından dolayı, “…mağarada bulunan iki kişiden biri…” şeklinde Tevbe suresinde ondan bahsedilmektedir.

Hz. Ebû Bekir (RA), Hazreti Peygamber Efendimiz (SAV) ile birlikte Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te, Müreysi, Kurayza, Hayber, Mekke, Huneyn, Taif gazvelerinde yer alıp savaşmıştır.

Hz. Ebû Bekir (RA) halifeliği döneminde Mekke ve Medine dışındaki bölgelerde görülen dinden dönme hareketlerine, yalancı peygamberlere, “Namaz kılarız, ama zekât vermeyiz.” diyenlere karşı savaş açtı. Esvedu’l-Ansı, Müseylemetü’l-Kezzâb, Secah, Tuleyha gibi yalancı peygamberlerle yapılan savaşlarla bu kötülükler yok edilmiş, isyan bastırılmış, zekât yeniden toplanmaya başlanmıştır.

Hazreti Peygamber (SAV)’in hazırladığı, ancak vefâtı sebebiyle bekleyen Üsâme ordusunu Ürdün’e yollayan Ebû Bekir (RA), Bahreyn, Umman, Yemen, Mühre isyanlarını bastırmıştır. Hîre, Ecnâdin ve Enbâr, savaşlarla İslâm diyarına katılmış, Irak fethedilmiş, Suriye’nin de önemli kentleri ele geçirilmiştir. Yermük savaşı devam ederken Hz. Ebû Bekir (RA) vefât etmiştir.

634 yılında Medine’de vefât eden Hazret-i Ebû Bekir (RA) Peygamber Efendimiz (ASM) ın yanına defnedilmiştir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.