1895 yılında Elazığ Kesrik’te dünyaya geldi.Birinci Dünya Savaşında Kafkas ve Çanakkale Savaşlarına katıldı.O günleri anlattığı hatıralarında.”Biz harbe giderken pilav yemeğe gider gibi hevesle giderdik.Bütün subaylar,erler abdestli olarak harbe iştirak ederdik.Bu savaşlardan Allah’ın lütfu ile kurtulduk” diyor.

Hulusi Yahyagil,1929 yılı bahar ayında,Barla’da Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini ziyaret eder. Barla Lahikasında bu konuda”Hafız Mustafa adlı genç beni Üstad’a götürdü”denilmekte.

Hulusi Ağabey,Barla Lahikasında bu konuda,”Bana böylece hakikat dersini veren bu zata da ömrümde ilk defa olarak Üstad dedim.Hata etmedim,isabet ettim”(4 Mektub)
Üstad,Kur’an’ı Kerim’i duyarak,yaşıyarak okurdu.Kur’an’ın İlahi sedası onun bütün ruhunu kaplardı. Tecvid-i Manevi üzerine okurdu. Barla’da bir gece yanında kalmıştım. Sabahlara kadar uyumadan,ibadet ediyor,zikir edip,tesbih çekiyordu.

Hulusi Ağabey’in lahikalarda mektubları soruları çoktur. Yine bir mektubunda: ”Beni Nur Şakirtleri içinde Ashab-ı Kehf’in Kıtmir’i gibi kabul buyurun”diye yazmıştım. Üstad gönderdiği cevabında ”İnşaallah sen bu zamanda Ashab-ı Kehf’in birincilerindensin.Biz mektubtan o ibareyi (Kıtmir) kaldırdık. Sende kaldır.” diye yazar.

Mektubattaki birçok sualler Hulusi Ağabey’e aittir.Bir kısmı da başkalarının sorduğu sorulara Üstad Hazretlerinin verdiği cevablardır.Böylece Mektubat ortaya çıkmıştır.Üstad’ı,Barla’da iki yıl içinde altı defa ziyaret eden Hulusi Ağabey,son olarak Üstad’ı 1957 yılında Emirdağ’da ziyaret eder. Bu ziyarette Üstad,”Kardeşim her meselede senden bahsedilir. Her mesele de senin adın geçer.Bana sorarlar bu kimdir?Benim o kadar talebem var ki, yalnız adını duymuşum. O da onlardan biridir.”diye cevab veriyorum.

Üstad Hazretlerinin birinci talebem dediği Hulusi Ağabey, ”Elhak, kardeşimiz birinciliği daima muhafaza ediyor.” iltifatına mazhar olmuştur.

1938 de Dersim İsyanı sırasında Hulusi Yahyagil Kıta Komutanı olarak isyanı bastırmaya ve önlemeye memur edilir.Bu endişe,ızdırap içindeki Hulusi Ağabey’in hizmet eri koşarak gelir ve eline bir mektub verir. Mektubu açan Ağabey,
”Hulusi’nin bir gailesi var diye hissediyorum. Merak etmesin, Risale-i Nur şakirtlerine inayet ve rahmet nezaret ve himaye ederler.”(Kastamonu Lahikası 7 Mektub)
Birden ferahlayan Hulusi Yahyagil daha sonra isyan bölgesine gittiklerini,dönüp,dolaşıp kimseyi görmediklerini anlattıgı hatıralarında. ”Allah’ın inayeti yardımımıza yetişti. Elimizi kana bulaşmaktan,kirletmekten bizi kurtardı.”

26 Temmuz 1986 yılında vefat eden Hacı Hulusi Yahyagil Ağabey’in Risale-i Nur’la,iman ve Kur’an yolunda geçen 91 yıllık ömrü,her Nur Talebesi için ayrı bir önem arzeder.Kabri Elazığ,Harput mezarlığındadır. Nurkoy olarak,müslümanların istifadesine sunulan Risale-i Nur’larda ayrı bir yeri olan Hacı Hulusi Ağabey’e Allah’tan rahmet diler ruhuna binler fatihalar hediye ederiz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.