Yıllarca okuyup insanların karşısında bir dini lider, papaz olarak çıkmaya hazırlanan eski papaz aniden müslüman olur. Eski papazın müslüman olması ise kilise de ve hrıstiyan aleminde şaşkınlığa yol açar. Amerikalı eski papaz soru yağmuruna tutulur. Niçin yıllarca İncil üzerine çalışma yapıp şimdi müslüman oldun? Ve daha neden, niçinli birçok sorular.

2008 yılında İslamiyeti seçip mümin olan eski papaz, İslam’ı iyice araştırdığını, birçok konuları öğrendiğini, fakat Tebbet Suresi sebebiyle mümin olduğunu söyler. Eski Papaz,çok enteran şeyler anlatır. Yıllardır, bütün müminlerin herzaman, bilhassa namazlarda okuduğu Tebbet Suresi için, “Bu sûre’de muhteşem bir incelik ve mucize gördüm”  ve ”mümin oldum” der.

Müslüman olan eski papaz, Kur’an’ı her yönü ile incelediğini ve Allah’ın kelamı olduğunu birçok ayetlerin ispat ettiğini, fakat Tebbet Suresindeki mucizeliğin kendisini mümin yaptığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürür:

“Tebbet sûresi yaşayan bir insan hakkında nazîl oldu. Yani Ebû Lehep hakkında nazîl oldu. Ebû Lehep bu sûre indikten sonra tam 8 sene daha yaşadı.

Bu sûre onun ve karısının cehennemlik olduğunu bildiriyordu. Yani Ebû Lehep yalandan bile iman etse bu sûre geçersiz kalacaktı. Çünkü Ebû Lehep iman etmiş olacaktı. Ama Ebû Lehep bu sûre inmesine rağmen ve tam 8 sene yaşamasına rağmen inkârında direndi ve karısıyla birlikte zulmüne devam etti.

MUCİZE

Ebu Leheb, Tebbet süresi indikten tam 8 yıl sonra ölmüştür. Tebbet suresi, Ebu Leheb hasta yatağında ölümü beklerken gelmemiş, O’nun tam 8 yıl sonraki akıbetini bildirmiştir. Ebu Leheb’in küfür üzere öleceğini -Haşa, eğer bu kitap Allah’ın kitabı değilse bir beşer kendi başıyla nasıl bilmiştir?

Kur’an, “Ebu Leheb ve eşi kafir olarak ölecek” diyor.Kur’an’ın lisanıyla, onların tövbe etmeyeceği ve kafir olarak öleceği ilan edildi. Acaba Hazreti Muhammed (ASM) Allah’ın Peygamberi ve Kur’an da Allah’ın kitabı değilse, Ebu Leheb’in ve eşinin kafir olarak öleceği nasıl bilindi?

Ebu Leheb veya karısı, yalandan da olsa, münafıklık yaparak “Biz Müslüman olduk” deselerdi, Kur’an’ın ve Peygamber Efendimizin doğruluğu birden yok olacaktı.

İşte, mucizelik ve incelik burada. Ebu Lehep, iman ederek bu sûreyi geçersiz kılabilirdi. Ama Allah onun iman etmeyeceğini biliyordu. İşte sûredeki muhteşem  mucize.

Bu da demektir ki Allah(Celle Celaluhu) geçmiş ve gelecek ile ilgili herşeyi eksiksiz bilmektedir. Kur’an, gaybları en iyi bilen Allah’ın kelamıdır ve O’nun sözüdür. Ben bu yüzden iman edip Müslüman oldum.”

Kur’anın 111. suresi olan Tebbet Suresinin ilk ayetinde, Ebu Leheb’in adı geçmektedir. Ebu Leheb lakabıyla anılan kimsenin asıl ve gerçek adı Abdüluzza bin Abdulmuttalip’dir. Peygamber Efendimiz (ASM)ın On İki amcasından biridir. Abdu’l Uzza, “Uzza’nın kulu” manasına gelmektedir. Abdülmuttalib, ona konuşurken ve öfkelendiğinde yanakları kızardığı için Ebû Leheb künyesini takmıştır.

Mekke’nin ileri gelenleri arasında yer alan Ebû Leheb İslâmiyet’ten önce Resûl-i Ekrem’in dostuydu ve iki oğlu Utbe ile Uteybe’yi onun kızları Rukıyye ve Ümmü Gülsûm ile evlendirmişti. Ancak peygamber olduktan sonra kendisine şiddetle karşı çıktı, karısı ile bir olup türlü türlü eziyetlerde bulundu. Uzzâ putuna aşırı derece tapması ile tanınırdı.

Kur’ân-ı Kerim kıyamete kadar bakidir. Ayetler de bütün zamanlara ve asırlara bakar ve her asır yeni nazil oluyor gibi o zamanın insanına ders verir. İşte bu asırda da Amerikalı eski papaz’a ders veriyor. Onun mümin olmasına vesile oluyor.

Nurkoy olarak yaptığımız araştırmada daha önce İslam dünyasında bu sureye böyle bakıp,insanların dikkatini çeken herhangi bir eser bulunmamaktadır. Tebbet Suresi, adeta 1400 sene sonra, mucizeliğini bu eski papazla gösterip hem onun mümin olmasına vesile olmakta hemde insanların dikkatlerine sunulmakta. Hrıstiyan alemine de büyük bir ders vermektedir.

Tebbet Suresi, Kur’an’ın en büyük bir mucizesidir.Ebu Leheb’in yalandan bile, “iman ettim” diyememesi gibi gaybî bir haberin zaman tarafından tasdik edilmesi, tartışmasız bir mucizedir.

Evet, Kur’an “Kafir olarak ölecek” diyor ve 8 sene sonra kafir olarak ölüyor. Bütün düşmanlığına rağmen, ayet-i kerimeyi yalan çıkarmak için münafıklık yaparak “İman ettim” bile diyemiyor. İman kelimesini yalandan da olsa telaffuz edemiyor.

Kur’ân bir haber verdiği zaman, onu yalanlayabilecek kimse olmaz, olamaz. Zaman da onu tasdik eder, dost da, düşman da.

1 cevap

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.