ŞEYH SEYYİD FEHİM ARVASİ

Şeyh Fehim, 1825 yılında Arvas’ta doğmuş, Osmanlı dönemi alimlerindedir. Seyyid olup, soyu Hazret-i Hüseyin’e ulaşır. Arvâslı olduğu için “Arvâsî” lakabıyla tanınmıştır. Seyyid Fehim hazretleri, Doğu Anadolu’da yetişen büyük velilerdendir. Silsile-i aliyyedendir.

Babası Abdülhamid Efendiyi küçük yaşta kaybeden Seyyid Fehim, küçük yaşlarından itibaren, ecdadının kurduğu ve büyük âlimler yetişti­ren Arvâs ve Hasan Veli Medreselerinde ilim tahsil etmiş. Cezire’ye (Cizre) gidip, Mevlânâ Halid-i Bağdâdî’nin talebelerinden Şeyh Halid-i Cezerî’nin derslerine katıldı.

Seyyid Fehim, dinî ilimlerin yanı sıra za­manın fen ve siyaset ilimlerini de tahsil etti. Büyük âlim ve velî zât­lardan olan Seyyid Tâhâ-yı Hakkâri’nin huzu­runda manevî kemâle erişti ve ondan insan­ları irşad etme hususunda icazet aldı.

Seyyid Fehim, hocası Tâhâ-yı Hakkâri’nin vefatının ardından talebelere ders verme ve insanları irşad etme görevini üstlendi. Van ve çevresinde herkes tarafından bilinen, sevilen ve sayılan bir konuma geldi. Hocasının vefatından sonra daha da tanınan Seyyid Fehim hazretleri, ilim ve fazilette iyice meşhur oldu. Mısır, Irak, Suriye ve bu havâlide halledilemeyen meseleler ona getirildi. Çözülemez gibi görülen müşkil meseleleri hallederdi.

Seyyid Fehim, hocası Tâhâ-yı Hakkâri’nin oğlu Seyyid Ubeydullah-ı Hakkâri ile birlikte hacca gitmek üzere hac yolculuğuna çıktılar. İstanbul’a gelip, Fâtih’teki Reşâdiye Oteline indiler. Onların İstanbul’a geldiklerini haber alan zamanın padişahı Sultan İkinci Abdülhamid Han, kendilerini saraya davet etti. Sarayda misafir edip, ikram ve ihsanlarda bulundu.

İstanbul’dan sonra Mı­sır’a uğradı. Ezher âlimleriyle ilmî sohbet­lerde bulundu. Hicaz’a varınca haccını edâ etmesinin yanı sıra, buradaki âlimlerle tanıştı ve sohbetlerde bulundu.

Seyyid Fehim, hayatı boyunca, medrese­sinde çok sayıda talebe yetiştirdi. Her birisi gittikleri ve bulundukları yerlere ilim ve feyiz ulaştırdı.

Bediüzzaman Said Nursî, Seyyid Fehim Arvâsî’ye olan saygısını ve bağlılığını Kas­tamonu Lâhikası’nda “benim silsile-i ilimde en mühim üstadım olan Şeyh Fehim’in (k.s.) bir tilmizi ve…” şeklinde ifade etmiştir.

”Molla Said Şark’ın büyük ulema ve meşâyihinden olan Seyyid Nur Mehmed, Şeyh Abdurrahman-ı Tâğî, Şeyh Fehim ve Şeyh Mehmed Küfrevî gibi zevat-ı âliyenin herbirisinden ilim ü irfan hususunda ayrı ayrı derslere nail olduğundan, onları fevkalâde severdi. Ulemadan Şeyh Emin Efendi, Molla Fethullah ve Şeyh Fethullah Efendilere de ziyade muhabbeti vardı.”(Tarihçe-i Hayat)

1895’de vefat eden Şeyh Fehim, Arvâs köyüne defnedilmiştir. Ruhuna binler fatiha.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir